Bu hikayede
yer alan kişi ve kurumların gerçek hayatla hiçbir ilişkileri yoktur. Rastlantılar
tamamen tesadüfdür.
SENARYO – I
Çok gösterişli bir fuar
olduğunu okumuştu gazetelerde, dergilerde. Yeni yeni bilgisayarla tanışmıştı, ya da
bilgisini ilertmek istiyordu veya son yenilikleri yerinde görmek, sektördeki firmaları
tanımak istiyordu. Amacı ne olursa olsun, içeri girdi ve çok yüksek seviyelerdeki
seslerle irkildi birden. Her yerden değişik tekno-ritmlerde çalan müzikler
kulaklarında çınlarken, gözleri bilgisayarları arıyordu ki, güzel bacaklı illa da
sarışın olan kızlara takıldı. Neyse deyip standtları gezerken dikkatini çeken bir
ürün hakkında bilgi almak isteme gafleti hatta delalatinde bulundu. Karşısına
dikilen genç gözlerini başka yerlerde gezdirirken konuşuyordu müziğin ritminde
hafifçe sallanarak. Ama birşey anlamadı ziyaretçi. Genç Türkçe-İngilizce
karışımı kelimelerle kurduğu cümleleri arka arkaya sıralıyordu. Şaşırdı,
yılgınlık kapladı içini, çaresizliğe kapıldı, şüpheye düştü. Bilgilerinin ne
kadar yetersiz olduğunu, yemesi gereken onlarca fırın ekmeği düşündü. Genç ne
kadar şanslıydı, bu yaşında ne kadar çok şey biliyordu…
Bir başka standata gitti belki
diyerek… Bilgi alınacak kimse yoktu. Kart bırakın arayalım sizi… Sanki “Kart
Toplama Merkezi”.
Bir toplantı veya seminer vardı
içerdeki salonlarından birinde. Konuda hani bildiği, ilgisini çektiği güncel
sorunları işliyordu. Oturdu ve dinlemeye başladı. Koca koca şirketlerin üst düzey
yöneticileri, bilgi işlemcileri konuşmacıydılar. Anlattıklarını bakılırsa
herşey gülpembeydi… Ürünleri, şirketleri tüm sorunlarını çözmüşlerdi.
İlişkiler ne kadar iyiydi. “Benim şirketimin yöneticileri, kullanıcıları niye
böyle” diye düşündü. Sonra çalıştırmak için gecelerini harcadığı sistemler,
yazılım paketleri gözünün önüne geldi. Yüzünü kaplayan hafif gülümsemeyle
çıktı salondan.
Sorunlarını çözmenin vermiş
olduğu rahatlıkla ayrılırken fuardan, eline tutuşturulan kağıtları, broşürleri
köşede ki kutuya bıraktı. Kutunun üstünde “ÇÖP” yazıyordu.
SENARYO – II
Gazetedeki ilanı görmüştü bir
pazar günü. Başvurular, birkaç kez yapılan görüşmeler sonucunda işe kabul
edilmişti. Ücret ne iyi, ne kötüydü. Bu senaryonun kahramanı ; bildiklerini
uygulayacak bir bilgi işlem yöneticisi, bir analist veya programcı olabilir.
İstediğinizin yerine koyun kendinizi.
İlk günler şirketi, bölümü
tanımakla geçmişti. Bir takım gariplikler vardı ama yanlış anlama olabilirdi. Fazla
önemsemedi. Yapacaklarını çıkartıp bir rapor halinde bir üst yöneticisine
verdiğinde raporun bir yığın kağıdın üstüne konduğunu gördü ilk önce. Günler
geçiyor ancak raporu hakkında konuşulmuyordu. Bu arada Muhasebe ve Finansman
servislerinin arka arka gelen isteklerini yapmaya uğraşıyordu. Yapılmadığı takdirde
şirketin zor durumda kalacağı önemle tembihlenmişti. Gece, hafta sonu bunlarla
uğraşırken üst yöneticisi akşam erken çıkmakta, sabah geç gelmekteydi. Bilgi
akışı her nedense hep tek yönlüydü. Ondan gelen direktifler yapılmakta, öncelikler
sık sık değişmekte, öneriler nedense şirket patronu tarafından uygun
görülmemekte, gerekli cihazlar, eğitimler kriz nedeniyle ertelenmekteydi.
İşte bu ahval ve şeriat içinde
dahi vazifenin üzerine yıkılmış işleri yapmak olduğunu düşünürken gecenin bir
vaktinde gözün açılır. Oysa kandırmacalar ilanla başlar, görüşmelerde sürerdi.
İşe girmek için geçtiği sınavları, testleri düşündü. Nesi ölçüldü, neyi
tespit edildi. Herhalde sabrı, kaldırabileceği iş yükü ve ENAYİLİK sınırı.
Evet
dostlar, çuvaldızı kendimize, bilişimlere batırdım. Her meslek grubunda olduğu gibi
bizlerin arasında da yukarıdaki senaryolara uyan kişiler var. Hatta bunları
fazlasıyla görüyoruz çevremizde. “Bilişim Mesleği Ahlak İlkeleri” içersinde
yer alan maddeleri okurken bir de tersini düşünün. O zaman çevrenizde,
tanıdığınız, gördüğünüz, duyduğunuz en az bir kişi göreceksiniz. Ne yazık ki
bunlar azalacağına artmakta. Demek ki boşuna yazmamışlar.
Tüm bilişimcileri
“Meslek İlkelerini” uymaya çağırmaktan başka elimden birşey gelmiyor.
Gerçekleri görelim ve ona göre davranalım. Bence bizler de suçluyuz.
Düşünelim…
“Bilişim
Mesleği Ahlak İlkeleri”
Türkiye
Bilişim Vakfı (TBV)
Bir bilişimci, mesleğinin gereklerini yerine
getirirken ;
Temel İlkeler
Toplumun ve bireylerin
güvenliğini, sağlığını ve esenliğini gözetir.
Adil, dürüst ve güvenilir olup, tüm insanlara karşı hiçbir
ayrım gözetmeksizin eşit davranır.
İnsanların özel yaşamına, sagınlığına ve iyelik hakkına
saygı gösterir.
Mesleki yükümlülükler
Mesleğiyle ilgili her
türlü davranış, çalışma ve ilişkilerinde en yüksek ahlaki değerler
doğrultusunda hareket eder ve sorumluluk üstlenir.
Mesleği ile ilgili yasa, kural ve sandartları öğrenir, izler,
onlara uyar.
Sahip olduğu mesleki bilgi, beceri ve deneyimleri kişisel ve
kurumsal çıkarlara zarar vermeksizin paylaşır.
Bireylere ve kurumlara ilişkin özel bilgilerin gizliliğine ve
korunmasına özen gösterir.
Bağlı olduğu yükümlülüklere ve sözleşmelere uyar.
Denetimi altındaki verilere dayanarak yapacağı kestirim ve
saptamalarda gerçekçi ve yansız olur.
Sorumlu olduğu iş çerçevesinde ilgili tarafları çıkarları
konusunda bilgilendirir, varsa çıkar çelişkilerinde taraflardan birinin yararına
davranmaz.
Yolsuzluklara ve dürüst olmayan işlere bulaştığından kuşku
duyduğu kişi ve kurumlarla işbirliğine girmez.
Sorumlu olduğu işle ilgili, işverinin bilgisi dışında, kişi
veya kuruluşlardan gelebilecek komisyon, pay, prm tekliflerini ve herhangi bir maddi
yardımı geri çevirir.
Ücretinin belirlenmesine esas alınacak mesleki niteliklerini tam
ve doğru olarak bildirir.
Bireysel Yükümlülükler
Teknik yeterliliğini korur,
geliştirir ve yalnızca yeterli eğitim, bilgi birikimi ve deneyime sahip olduğu
alanlarda kendi isteğiyle görev alır.
Mesleki eleştirilere açık olur. Bu eleştirilerin sonucu
gördüğü eksikliklerini gidermeye çalışır.
Hatalarını kabul eder ve örtbas etmeye çalışmaz.
Toplumsal
Yükümlülükler
- Toplumun esenliği, sağlığı ve
güvenliğine uygun kararlar almadaki sorumluluğunu kabul eder, toplumu ve çvereyi
tehlikeye sokacak etkenleri gizlemezi duyulmasına çalışır.
- Kendi çıkarını, işverenin
çıkarını ve müşterisinin çıkarını hizçbir zaman toplum çıkarının üstünde
görmez.
- Kamuya yapılan açıklamalarda
yansız ve dürüst olur.
- Toplumun bilişim teknolojisi
uygulamaları ve bunların doğuracağı sonuçlar hakkında aydınlamasına ve toplumda
gerekli bilincin oluşmasına katkıda bulunur.
Ürün ve Hizmet Yükümlülükleri
- Ürünün ve üretim sürecinin en yüksek niteliğe, verime ve
etkinliğe ulaşması için çalışır.
- Sistem gereksinimlerinin belirlenmesinde ve tasarımında,
kullanıcıların ve sistemden etkilenceklerin açık olarak ortaya konmasını sağlar.
- Ürün geliştirme ve üretim sürecinde yapılan gözden
geçirme, denetim ve sınamalarda nesnelliği esas alır ve yapıcı davranır.
Meslektaşlık Yükümlülükleri
- Meslektaşlarının ve iş arkadaşlarının mesleki
gelişmelerine yardımcı olur ve Meslek Ahlakı İlkeleri’ne uymaları için özendirir
ve destek verir.
- Meslektaşlarının ve iş arkadaşlarının görüş, kaygı ve
şikayetlerine ilgisiz kalmaz.
- Meslek yaşamında ilerlemek için hiçbir zaman
meslektaşlarını gerçek olmayan nedenlerle eleştirmek, suçlamak yolunu seçerek
onlara zarar vermez.
- Meslektaşlarının çalışma ve çabaları sonucu ortaya çıkan
ürün ve fikir eserlerine karşı gereken saygı, önem ve dikkati gösterir.
- Meslektaşlarının çalışmalarını, kişisel çıkarları
için izinsiz olarak incelemez, kullanmaz ve geliştirmez. Eğer herhangi bir şekilde
kullanırsa, kaynağını mutlaka belirtir.
- Henüz patent veya kopyalama hakkıyla ilgili yasal bir hak
almamış olsa bile akademik ve mesleki tüm çalışmalara ve ürünlere karşı
saygılı olur.
- Meslektaşları hakkında bilgi sorulduğunda doğru bilgi verir
ve işle ilgili olmayan özel bilgileri açıklamaz.
Yöneticilik
Yükümlülükleri
- Yöneticlik görevlerini yerine getirirken, kuruluşun başta
bilişim ve iletişim kaynakları olmak üzere tüm kaynakların etkin, verimli bir
biçimde ve sadece yetkili kişiler tarafından kullanılmasını sağlar.
- Yönettiği çalışanlar arasında ayrım yapmaz, onlara karşı
adil, dürüst ve güvenilir olur.
- Yönetimi altındaki bilgi akışının zamanında ve doğru
biçimde gerçekleşmesini sağlar.
- Yönetimi altındaki personelin toplumsal ve ahlaki
sorumluluklarını yerine getirmesine katkıda bulunur ve onları bu konuda özendirir.
- Yönettiği çalışanları mesleki gelişmelerine katkıda
bulunur, onları bu konuda yönlendirir ve özendirir.
- Yönettiği çalışanların işle ilgili yaptığı katkılar,
buluşlar ve bunlardan doğan hakları konusunda adil ve dürüst davranır.
- İşe alacağı elemana, iş teklif ederken herhangi bir kişisel
çıkar gözetmez, ona çalışma koşullarını tüm ayrıntılarıyla doğru olarak
açıklar.
- Çalışma yaşamının ahlaki ilkelerini çiğnemeyerek rakip
kuruluştan eleman almaz.
- Mesleki yaşamını mümkün olabildiği kadar özel yaşamından
ayrı düşünür ve karar alırken profesyonellik ilkesinden ayrılamamaya özen
gösterir.
İşveren-Müşteri
Yükümlülükleri
- İşvereni ve müşterileriyle olan mesleki ilişkilerinde daima
güvenilir ve dürüst davranır.
- İş alırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken politik
çevresini, yakınlık ve kişisel ilişkilerini ve maddi gücünü kullanarak haksız bir
yarar veya üstünlük sağlamaya çalışmaz.
- Kendi işvereninin bilgisi ve izni olmadan ikinci bir işyerinde
veya projede görev almaz.
- Kendi işverenin kaynaklarını ve olanaklarını işverenin
onayı dışında kişisel işlerinde veya başka bir grubun işlerinde kullanmaz.
Sorumluluklar
- Bu “Bilişim Mesleğ Ahlak İlkeleri” ne sahip çıkar ve
yaygınlaşması için çaba gösterir.
- Bu ilkeleri çiğneyen veya gözardı eden kişi ve kurumlara
karşı gerekli girişimlerde bulunur.